Yayınlar

DİJİTALLEŞME SÜRECİNİN TÜRK VERGİ SİSTEMİNE ETKİLERİ

 Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından organize edilen Dijitalleşme Sürecinin Türk Vergi Sistemine Etkileri Sempozyumuna "Kriptopara Yoluyla Vergi Kaçırma" konulu tebliğimle konuşmacı olarak davetliyim. 22 Mayıs 2021 Cumartesi (online sempozyum).  İzlemek isteyenler için Youtube linkini bilahare paylaşacağım. Sempozyum afişi için tıklayınız

KRİPTO PARA TİCARETİ ve YATIRIMI YASAKLANDI MI?

 16 Nisan 2021 tarihli 31456 sayılı Resmi Gazete'de" Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik" yayınlandı.  Yönetmelik 30 Nisan 2021 itibarıyla yürürlüğe girecek. Bu yönetmeliği bir hukukçu gözüyle yorumlarsam şunları söyleyebilirim: 1- Yönetmelik kriptoparalarla (bitcoin ve diğer altcoinlerle) ticaret yapılmasını (mal veya hizmette alım satımda kullanılması veya ödeme yapılması)yasaklıyor (md 3 fıkra 2) Demek ki hukuken elektronik ticaret ancak para veya elektronik yahut sanal para ile gerçekleştirilecek. (Kriptopara ile sanal paranın farklı kavramlar olduğuna dikkati çekmek isterim) Böylece,kriptoparalar üzerinden özellikle vergi kaçırmanın ya da kara paranın aklanmasının önüne geçilmesi amaçlanmış olabilir. 2-Yönetmelik kripto paralarla elektronik ticaret yapan platformlara (aracı/ borsa şirketler) bu yönde faaliyette bulunmayı da yasaklıyor. (madde 3 fıkra 3).Böylece bu şirketler açık kalacak,faaliyetlerini sürdürecek fakat sadece kriptoparayı ya

BAZ İSTASYONLARININ KALDIRILMASINDA YENİ HUKUKİ SÜREÇ

 Bu yazımda bilişimden farklı bir konudan bahsedeceğim. Esasen bilişimden çok da farklı olduğunu söylemek mümkün görünmüyor çünkü artık cep telefonları ve internet hayatımızın zorunlu unsuru haline geldi. Hele ki pandemi sürecinde eğitim ve iş için de interneti kullanıyoruz. Bazen mobil telefonlarımız da çok işe yarıyor.  Mobil telefonların çalışması için tabi ki baz istasyonlarına ihtiyaç var. Bu istasyonların elektromanyetik radyasyon (EMR) yayarak sağlığa zarar verdiği de pek çok bilimsel çalışmada kanıtlandı.  Ancak baz istasyonlarının sağlığa zararlı etkileri nedeniyle kaldırılması yönündeki davaları 2011 yılından beri Yargıtay reddediyor. Anayasa Mahkemesi de birkaç kez bireysel başvuru yoluyla yapılan taleplerde "ihlal yoktur" kararı verdi.  Özetle, eğer sağlık etkilerinden ötürü istasyonun kaldırılmasını isteyecekseniz, istasyonların sağlığa zararlı olduğunu kanıtlayacaksınız. Bu yetmeyecek, sağlığınızın istasyondan kaynaklanan radyasyondan ötürü bozulduğunu da somut

İNTERNET ÜZERİNDEN KİŞİLİK HAKLARIMIZ veya ÖZEL HAYATIMIZIN GİZLİLİĞİ İHLAL EDİLDİĞİNDE NE YAPABİLİRİZ?

İnternet üzerinden kişilik haklarımız veya özel hayatımız ihlal edildiğinde nasıl bir yol izlememiz gerektiği konusunu bugünkü yazımda işleyeceğim.  Elbette ki ilk yol Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmaktır. Bu durumda savcılık gerekli araştırmayı yapıp soruşturmayı başlatacaktır.  Ancak “az bilinen” veya “bilinmeyen” başka yollar da var. Bu yollar savcılık suç duyurusuyla birlikte veya o yoldan bağımsız olarak işletilebilir.  Öncelikle kişilik haklarımız ihlal edildiğinde 5651 sayılı Kanun (“İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Müca-Dele Edilmesi Hakkında Kanun”) 9'uncu maddesi gereğince  gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.    Başka bir deyişle

İNTERNETTEKİ PAYLAŞIMLARIMIZDAN DOĞAN SORUMLULUKLAR

  İNTERNETTEKİ PAYLAŞIMLARIMIZDAN DOĞAN SORUMLULUKLAR Birçoğumuz herhangi bir nedenle internete ya bir yorum, ya bir ayzı ya bir video yükleyip yayınlatmışızdır. Pekçoğumuzun ise değişik sosyal medya hesaplarında değişik profilleri var. Bazen, bazı içerikleri beğenir ve başkasına ait olsa dahi profilimizde paylaşmak ya da blogumuza (yahut internet sitemize) bağlantı (link) vermek isteriz. Bazen de bunu yaptığımızda cezai ve hukuki düzeyde soruşturma yhut davalarla karşılaşırız. Öyleyse sorumluluklarımız neler? Neyi, nerede ve nasıl paylaşmalıyız? Bugünkü yazımda bu konuyu inceleyeceğim. İlk olarak şunu ifade edeyim ki bir içeriği (blog/site içeriği, sosyay medya paylaşımı, video vs) oluşturan kişi hem ceza hukuku hem de tazminat hukuku anlamında mutlaka sorumludur. Bu kişiye hukukta “içerik sağlayıcı” adı verilir. 5651 sayılı Kanun'da bu kavram “ İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek ve